Varlık Barışı Nedir?

Varlık Barışı, gerçek ve tüzel kişilerin yurt içinde veya yurt dışında bulunan belirli varlıklarını kayıt altına almalarına ve belirlenen şartları yerine getirmeleri hâlinde çeşitli vergisel avantajlardan yararlanmalarına imkân tanıyan önemli bir düzenlemedir.

Yayımlanan Uygulama Tebliği ile birlikte bildirime konu edilebilecek varlıklar, bildirim süreci, uygulanacak vergi oranları, Türkiye’ye getirilme şartları ve muhasebeleştirme esasları ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

Özellikle yurt dışında bulunan para, döviz, altın ve sermaye piyasası araçlarını Türkiye ekonomisine kazandırmak isteyen gerçek ve tüzel kişiler açısından düzenleme önemli fırsatlar sunmaktadır. Bununla birlikte, uygulamanın sağlıklı şekilde sonuçlanabilmesi için Tebliğ’de yer alan sürelerin ve usul kurallarının eksiksiz yerine getirilmesi gerekmektedir.

Bu yazıda Varlık Barışı Tebliği’nin öne çıkan hükümleri uygulamaya yönelik bakış açısıyla ele alınmaktadır.


Kimler Varlık Barışından Yararlanabilir?

Varlık Barışı uygulamasından hem gerçek kişiler hem de tüzel kişiler yararlanabilmektedir. Gelir vergisi mükellefleri ile kurumlar vergisi mükellefleri, Tebliğ’de belirtilen şartları taşımaları hâlinde uygulama kapsamında bildirimde bulunabilirler.
Özellikle;

  • Yurt dışında para, döviz veya altını bulunan kişiler

  • Yurt dışında menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası araçlarına sahip olanlar

  • Türkiye’de kayıt altına alınmamış belirli varlıklarını bildirmek isteyen mükellefler

uygulamadan yararlanabilecek kişi ve kuruluşlar arasında yer almaktadır. Başvuru öncesinde bildirime konu edilecek varlıkların Tebliğ kapsamında değerlendirilmesi ve başvuru şartlarının sağlanıp sağlanmadığının kontrol edilmesi önem taşımaktadır.



Bildirime Konu Edilebilecek Varlıklar

Varlık Barışı kapsamında aşağıdaki varlıklar bildirime konu edilebilmektedir:

  • Para

  • Döviz

  • Altın

  • Menkul Kıymetler

  • Diğer sermaye piyasası araçları


Bildirime konu edilen varlıklar, bildirimin yapıldığı tarih itibarıyla rayiç bedelleri üzerinden değerlenmektedir.
Döviz cinsinden bildirilen varlıklarda ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının bildirim tarihindeki döviz alış kuru esas alınmaktadır.
Bildirim sonrasında düzeltme yapılması veya bildirilen tutarın azaltılması hâlinde ilk bildirim tarihindeki değer esas alınmaktadır.


Yurt Dışında Bulunan Varlıkların Bildirimi

Yurt dışında bulunan varlıkların 31 Temmuz 2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilmesi gerekmektedir.
Bildirim sırasında bildirilen varlıkların değeri üzerinden kural olarak %5 oranında vergi hesaplanmaktadır. Ancak Tebliğ’de yer alan elde tutma taahhüdüne bağlı olarak bu oran %0’a kadar düşebilmektedir.
Bildirime ilişkin önemli noktalardan biri de beyan sürecidir.
Banka veya aracı kurumlar, bildirim sahibinden tahsil ettikleri vergiyi bildirimi izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bağlı bulundukları vergi dairesine beyan etmekle yükümlüdür. Vergi dairesince tarh edilen vergi de aynı beyan süresi içinde banka veya aracı kurum tarafından ödenmektedir.
Başka bir ifadeyle, mükellefler bu vergiyi doğrudan vergi dairesine beyan etmez; verginin tahsil edilmesi, beyanı ve ödenmesi banka veya aracı kurum tarafından vergi sorumlusu sıfatıyla yerine getirilir.
Bu yönüyle uygulamada bildirim sahibinin en önemli yükümlülüğü, bildirimi süresinde yapmak ve hesaplanan vergiyi banka veya aracı kuruma ödemektir.


Vergi Oranları Nasıl Uygulanacaktır?

Tebliğde önemli bir teşvik mekanizması öngörülmüştür. Bildirilen varlıkların belirli sürelerle elde tutulacağının taahhüt edilmesi durumunda uygulanacak vergi oranları kademeli olarak düşmektedir.

Taahhüt SüresiUygulanacak Vergi Oranı
En az 5 Yıl%0
En az 4 Yıl%1
En az 3 Yıl%2
En az 2 Yıl%3
En az 1 Yıl%4

Buna ilave olarak 1 Ocak 2027 ile 31 Temmuz 2027 tarihleri arasında yapılacak bildirimlerde yukarıdaki oranlara 0,5 puan artırımlı vergi uygulanacaktır.

Örnek:

Yurt dışında bulunan 8.000.000 TL tutarındaki bir varlık için en az üç yıl elde tutma taahhüdünde bulunulması hâlinde uygulanacak vergi oranı %2 olacaktır.
Aynı bildirimin 2027 yılı içerisinde yapılması durumunda ise uygulanacak oran %2,5 olarak dikkate alınacaktır.
Bu nedenle bildirim tarihi ile taahhüt süresi birlikte değerlendirilmeli ve başvuru öncesinde vergi maliyeti hesaplanmalıdır.


Yurt Dışında Bulunan Varlıkların Türkiye’ye Getirilmesi

Yurt dışında bulunan varlıkların banka veya aracı kuruma bildirilmesi tek başına yeterli değildir. Tebliğ uyarınca, bildirime konu edilen varlıkların bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda mevcut ya da yeni açılacak bir hesaba transfer edilmesi gerekmektedir.
Fiziki olarak Türkiye’ye getirilecek altın, döviz veya diğer kıymetlerde ise gümrük işlemlerinin usulüne uygun şekilde tamamlanması zorunludur. Ayrıca, bu varlıkların Türkiye’ye getirildiğinin ispatı amacıyla gümrük idaresinden alınacak belgelerin muhafaza edilmesi ve banka veya aracı kuruma ibraz edilmesi gerekmektedir.
Sürelerin kaçırılması veya gerekli belgelerin temin edilememesi, uygulamadan yararlanılmasını olumsuz etkileyebileceğinden, bildirim sonrasında transfer sürecinin de dikkatle takip edilmesi önem taşımaktadır.



Türkiye’de Bulunan Varlıkların Bildirimi

Varlık Barışı uygulaması yalnızca yurt dışında bulunan varlıkları değil, Tebliğ kapsamında Türkiye’de bulunan belirli varlıkları da kapsamaktadır. Türkiye’de bulunan varlıklar için de 31 Temmuz 2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirim yapılması gerekmektedir.
Bildirilen varlıkların değeri üzerinden hesaplanan vergi, banka veya aracı kurum tarafından bildirim sahibinden peşin olarak tahsil edilir.
Banka veya aracı kurumlar, tahsil ettikleri vergiyi bildirimi izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bağlı bulundukları vergi dairesine beyan eder. Beyan edilen vergiler ise aynı süre içerisinde banka veya aracı kurum tarafından ödenir.
Dolayısıyla hem yurt içi hem de yurt dışı varlık bildirimlerinde verginin beyanı ve ödenmesine ilişkin yükümlülük banka veya aracı kurum tarafından yerine getirilmektedir.


Bildirilen Varlıkların Değerlemesi

Bildirimlerde esas alınacak değer, varlığın bildirildiği tarihteki değeridir.
Türk lirası dışındaki varlıklarda ise aşağıdaki esaslar uygulanmaktadır:

  • Döviz cinsinden varlıklarda Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının bildirim tarihindeki döviz alış kuru dikkate alınır

  • Altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarında ise bildirimin yapıldığı tarihteki rayiç bedel esas alınır.

Bildirimin ardından hata düzeltmesi yapılması veya bildirime konu edilen varlık tutarının azaltılması gerektiğinde, ilk bildirim tarihindeki değer esas alınarak işlem yapılır. Bu nedenle bildirim sırasında yapılacak değer tespitinin doğru ve belgelerle desteklenebilir olması önem taşımaktadır.


Bildirilen Varlıkların Kanuni Defterlere Kaydedilmesi

Gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri tarafından bildirilen varlıkların kanuni defterlere kaydedilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda bildirime konu edilen kıymetler için pasifte özel bir fon hesabı açılır.
Söz konusu fon hesabı;

  • sermayenin bir unsuru olarak kabul edilir.

  • bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilemez

  • sermayeye ilave edilmesi dışında başka bir amaçla kullanılamaz

İşletmenin tasfiye edilmesi hâlinde bu fon tutarları vergilendirilmez. Aynı şekilde devir ve bölünme işlemlerinde de Tebliğde belirtilen şartların sağlanması hâlinde vergileme söz konusu olmayacaktır. Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin ise bildirimde bulundukları kıymetleri kayıtlarında ayrıca göstermeleri gerekmektedir.


Vergisel Avantajlar

Varlık Barışı uygulaması kapsamında bildirilen ve kanuni defterlere kaydedilen varlıklar, belirli şartların yerine getirilmesi hâlinde önemli vergisel avantajlar sağlamaktadır.
Bunlardan bazıları şunlardır:

  • Bildirilen varlıklar dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeye dâhil edilebilir.

  • Bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmesi şartıyla işletmeden çekilebilir.

  • İşletmenin tasfiye edilmesi durumunda vergilendirilmez.

  • Devir ve bölünme işlemlerinde belirli şartlarla vergi avantajı devam eder.

Bununla birlikte, uygulamanın bazı sınırlamaları da bulunmaktadır. Bildirime konu edilen varlıkların daha sonra elden çıkarılması sonucu oluşan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi açısından gider veya indirim olarak dikkate alınamaz. Ayrıca Varlık Barışı kapsamında ödenen vergilerin gider yazılması ya da başka bir vergiden
mahsup edilmesi de mümkün değildir.


Sık Sorulan Sorular


Sonuç

Varlık Barışı Tebliği, yurt içinde ve yurt dışında bulunan belirli varlıkların kayıt altına alınmasına ve işletme kayıtlarına dâhil edilmesine imkân tanırken, uygulamanın başarılı şekilde sonuçlanabilmesi için Tebliğde yer alan sürelerin, bildirim usullerinin ve muhasebe kayıtlarının eksiksiz yerine getirilmesi gerekmektedir.

Özellikle 31 Temmuz 2027 son başvuru tarihi, bildirimi izleyen ayın on beşinci günü sona eren vergi beyan süreci, yurt dışındaki varlıkların iki ay içinde Türkiye’ye transfer edilmesi ve özel fon hesabına ilişkin hükümler uygulamanın en önemli unsurları arasında yer almaktadır.

Her mükellefin mali ve vergisel durumu farklı olduğundan, bildirim öncesinde kapsamlı bir değerlendirme yapılması ve sürecin uzman desteğiyle yürütülmesi olası vergisel risklerin önlenmesine katkı sağlayacaktır.